PEYGAMBERLİĞİN HEDEFİ, ÖNEMİ VE PEYGAMBERLERE OLAN İHTİYAÇ

Peygamberlerin Allah’tan alıp insanlara ulaştırdıkları, ilahi tebliğin tek amacı insanlığın birlik, beraberlik, huzur ve güven içinde yaşamaları daha doğrusu iki dünyada mutlu ve mesut olmalarıdır.

PEYGAMBERLİĞİN HEDEFİ, ÖNEMİ VE PEYGAMBERLERE OLAN İHTİYAÇ
02 Ocak 2015 - 16:07 - Güncelleme: 02 Ocak 2015 - 23:27

 

Böylesine bir hayatın tesisi Allah’ı tanımak ve bilmekle, ona itaat ve ibadet etmekle mümkündür. Peygamberlik, söz konusu gerçekleri, insanlığın yararına insanlığa bildirmek için bir lütuf ve merhamet müessesidir.

 

İnsan için akıl ne durumda ise, peygamberlik de insanlık için aynı görevi ifa etmektedir. Allah rahmet ve merhametinin eseri olarak insanlığa peygamberliği hediye etmiştir ki insanların Allah’a sonra bir diyecekleri olmasın. (Nisa, 164-165)

 

İnsanlığın peygamberliğe ihtiyacı açık ve kesindir. İlk insandan itibaren, Allah (c.c) kullarına peygamber göndermemiş olsaydı, yeryüzünde bugün sahip olunan medeniyete asla ulaşılamazdı.

 

İnsanlığın ilk mürşitleri peygamberler olmuşlar dünya ve ahireti insanlara onlar tanıtmışlar, Allah inancı gibi ilk ve en önemli görevlerini peygamber sayesinde idrak etmişlerdir. Gerçi insan, aklıyla Allah’ın varlığını kavrayabilir ama etraflıca inanç bilgilerini temin edemez.

 

Peygamberlere olan ihtiyacı şöylece özetleyebiliriz. İtilcadi hüküm geniş bir şekilde peygamberlerin talimiyle öğrenilmiştir. Allah’ın zatı ve sıfatları, yaratılış konuları, ahiret ahvali, cennet ve cehennem ve bunun gibi hususları peygamberler haber vermişlerdir.

 

İbadetlerle ilgili bilgiler peygamberler kanalıyla gelmiştir. İbadetlerin nasıl yapılacağı, miktarlarını, vakitlerini bilmek ancak nübüvvetle mümkün olmuştur.

 

Ahlaki faziletlerin nelerden ibaret olduğunu, ferdin ve toplumun yücelmesinin ne şekilde mümkün olacağını öğretenler yine Allah’ın elaileridir. Medeni hükümleri tesis edenlerde peygamberler olmuşlardır. İnsanlar arasında medeni ilişkilerin oluşması onlar vasıtasıyladır. Sosyal bağların kurulması ve sosyal bir hayatın yaşanmaya başlaması da peygamberlerin rehberliğiyle olmuştur. bir kısım besin ve ilaçların yararlarını açıklayanlarda başlangıçta peygamberler olmuştur.

 

İnsanlar için faydalı sanatları, ilk teknik medeniyet, hayatın devamı için gerekli, ziraat ticaret, malzeme yapımları, peygamberlerin öncülüğünde geliştirilmiştir.

 

Yaratılışla ilgili bilgileri, bir kısım tarihi bilgileri doğru olarak nakledenler peygamberlerdir.

 

Allah’ın hücceti tamamlanmış, Allah insanların dünya ve ahiret mutluluğunu tamamlamak için, hayrı şerri, sevabı günahı peygamberleri vasıtasıyla bildirmiş, insanların Allah’a karşı bir diyecekleri kalmamış, din tamam olmuştur.

 

Bütün bunlardan dolayı peygamberlere ihtiyaç vardır. Ve bu ihtiyaçtan ötürü peygamberler gönderilmiştir.

 

Peygamberliğin son halkasını Hz. Muhammed (s.a.v)’in peygamberliği oluşturmuştur.

 

Ve o ses, hep dağ taş eriten seda,

İnsanlar, ediniz yokluğa veda!

Var olmaya sebep, aleme rahmet

Son peygamber doğdu ismi Muhammed!..

Enbiyanın şeksiz o sultanıdır.

Cümlesinin canı içre canıdır

Gerçi ki onlar dahi mürsel dürür.

Lakin Ahmet ekmel ü efdal dürü

Onun ile erdi eren devlete,

Onun ile battı alem rahmete.

Onun için oldu bu varlık kamcı

Ay ve yıldız yer ve gök uçmak Tamcı

Onun için geldi Cibril ü emin

Onun için indi Kur’an ü mübin

Bil Muhammed’dür bu varlığa sebep

Cehd edip onun rızasın kıl talep

Yolunu tut ümmeti ol ümmeti

Ta nasib ola sana Hak rahmeti.

 

 

SON PEYGAMBER H.Z. MUHAMMED (S.A.V)

 

Hz. Muhammed (s.a.v) miladın 571. yılında Mekke7de doğdu. Babası Abdullah bir müddet önce vefat etmişti. Dedesi himayesi altına aldı geçerli olan âdete göre çocuk bir sütanneye emanet edildi. Bu sütanne ile badiyede birkaç yıl geçirdi. Çocuk ailesine geri getirildiği zaman annesi Âmine onu Medine’deki dayılarının yanına götürdü. Dönüşte ani bir ölümle annesi vefat etti. Mekke’de başka bir matem onu bekliyordu, sevgili dedesi de ölmüştü. Sekiz yaşında birçok yoksullukla ızdırap çekmiş, gönlü zengin fakat eli dar amcası Ebu Talib’in himayesine terk edildi.

 

Genç Muhammed (s.a.v) hayatını derhal kazanmaya başlamak mecburiyetinde kaldı. Komşularının çobanı oldu. On yaşında iken Suriye’ye bir kervan götüren amcasına refakat etti. Ebu Talib’in diğer seyahatlerinde bahsedilmez sununla beraber Mekke’de bir dükkânı olduğu hakkında tarih kitaplarında bilgi vardır. Bu işte dahi Hz. Muhammed (s.a.v) ona yardım etmiş olması muhtemeldir. Yemene de seyahati vardır.

 

Yirmi beş yaşına geldiği zaman H.z. Muhammed (s.a.v) şehirde güzel ahlakı temiz ve dürüst karakteri ile tanında. Zengin bir dul onu hizmetine aldı. Ve mallarını Suriye’de satılmak üzere emrine verdi. Olağan üstü bir kardan çok memnun olan Hz. Hatice (r.a)H.z Muhammed (s.a.v) hayran kalarak evlenme teklif etti. Çeşitli rivayetlere göre H.z. Hatice validemiz o sırada ya yirmi sekiz veya kırk aşlarında idi. (altı çocuk daha dünyaya getirdiği için tıb yirmi sekiz yaşı tercih eder.)

 

Hz. Muhammed (s.a.v) kırk yaşına geldiğinde peygamberlikle müjdelendi. On üç yıl Mekke’de mücadele verdikten sonra Allah (c.c) in emriyle Medine’ye hicret etti. Orada İslam’ı yayıp yaygınlaştırdı. İslam cihan sümül hale geldi. Buda birçok gayret mücadele ve savaşlarla oldu.

 

Kırk yaşına kadar bir peygamberde bulunması gereken bütün vasıflarla donatılmış, olarak yetişen peygamberimiz on üç yıl Mekke’de on yılda Medine’de olmak üzere toplam yirmi üç yıllık peygamberlik süresinden sonra altmış üç yaşında iken ahirette irtihal eyledi. Safaat ve selam onun af ve ashabı üzerine olsun…

 

ADIYAMAN İl Müftüsü İMRAN KILIÇ

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • betül rüveyda
    1 ay önce
    çok uzun, çok açıklayıcı bulmadım.Biraz net ve kısa şeyler yazılabilirdi.